18 Ağustos 2017




Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin 75.Yıldönümü

KADINLARIN İŞ, ÇALIŞMA HAYATI VE EĞİTİM DÜNYASINDAKİ YERİ İLE İSTATİSTİK ORANLARI

Bugün ülkemiz kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 75.yıldönümü… İş yaşamında kadının ve insanlığın durumu ile ilgili bazı istatistikler yapılmış ve buna göre:

1.259.000 işveren’in 83.000’i kadın

23.600 kamu yöneticisinin ise 4.250si kadın

81 ilin 2’sinin belediye başkanı kadın

Hiç kadın vali yok.

94 devlet üniversitesinin rektörlerinden 9’u kadın

% 41: Fiziksel ya da cinsel şiddet yaşamış kadınların oranı

10 Kadından 4 ü eşi ya da birlikte yaşadığı kişiden fiziksel ve cinsel şiddet görüyor.

Açlık sınırının altında yaşayan sayısı: 122.000 (Kent) , 252.000 (Kırsal) : 374.000 (Toplam)

Yoksulluk sınırının altında yaşayanlar: 4.533.000(Kent), 7.400.000(Kırsal) : 11.933.000 (Toplam)

Ücretli çalışanlarda yoksulluk sınırı altında ücret alanlar: %5.93

Yevmiyeli çalışıp yoksulluk sınırı altında ücret alanlar:%28.56

Hizmet sektöründe çalışanlarda yoksulluk oranı: %6.83 (0.53 düşmüş)

Sanayi sektöründe çalışanların yoksulluk oranı: %9.71

Tarım sektöründe çalışanların yoksulluk oranı: %37.97

İlköğretime başlamamış 6 yaşından küçük çocukların yoksulluk riski: %22.53

Diğer istatistikleri de incelediğimizde aileler kalabalıklaştıkça ve çocuk sayısı arttıkça, yoksulluk da bununla doğru orantılı olarak büyüyor.

Hane Halkı 7 ve daha fazla olan ailelerde yoksulluk riski: %26.95(Kent), %54.03(Kırsal)

Üniversite mezunu olan kadın çalışanlarda yoksulluk oranı: %17,52

Üniversite mezunu kentli kadınlarda yoksulluk oranı: %0.38

Yapılan araştırmalara göre; eğitim seviyesi yükseldikçe kadınlar, yoksulluğa karşı daha kendini savunabilir ve koruyabilir hale geliyorlar. Yani eğitim seviyesi arttıkça kadınların yoksulluk oranları da düşüyor. Eğer çalışan kadın kentte yaşıyorsa ve üniversite mezunuysa, bu oran daha da düşüyor.

Bunlar sadece resmi olarak kaynaklara geçmiş Türkiye İstatistik Kurumu’nun rakamları…

Kadınlar hala iş yaşamının, terfi etme, şirketleşme mekanizmalarının çok  uzağında…

Bazı aile ve çocuklara dair istatistikleri özellikle verdim, çünkü bunlar aynı zamanda kadınların çoğunu aile bireyi ve anne  oldukları için doğrudan ilgilendirmekte…

Bu yazıyı  Atatürk’ün kadınlarla ilgili birkaç sözü ile bitirmek istiyorum:

“Bizim toplumumuzun başarı gösterememesinin sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.”(1923)

“İnsanlar dünyaya mukadder oldukları kadar yaşamak için gelmişlerdir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir toplumun bir uzvu faaliyette bulunurken diğer uzvu atalette olursa, o toplum felç olmuştur. Bir toplumun hayatta çalışması ve muvaffak olması için çalışmanın ve başarılı olabilmenin bağlı olduğu bütün sebep ve şartları kabul etmesi gerekir. Bundan dolayı bizim toplumumuz için ilim ve fen lâzım ise bunları aynı derecede hem erkek ve hem de kadınlarımızın kazanmaları gerekir.” 31. 01. 1923, İzmir’de Halk İle Konuşma.

“İnsan topluluğu, bir ulus erkek ve kadın denilen iki cins insanlardan oluşmaktadır. Olabilir mi ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini göz ardı edelim de, kitlenin tamamı ilerlemiş olabilsin? Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve gelişme sahalarında ve yenilikle birlikte mesafe almak gereklidir.” Kastamonu,1925.

“Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümez ise ilerlemesine teknik olarak imkan ve bilimsel olarak ihtimal yoktur.” (Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s.153)

“Kadınlarımız hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli ve daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.”(1923)

Sevgiler…

İlk yorum sizden gelsin!

Yorum Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*