20 Eylül 2017




2012’ye Başlarken…

Büyük kehanetlerin yılı 2012’ye başlıyoruz. Bu yıl dünyaya Marduk’un çarpmasıyla bir çağın kapanacağını iddia edenler kadar Altın Çağ’ın başlayacağını söyleyenler de var, Buzul döneminin geleceğinden dem vuranlar veya hiçbir şey olmayıp her şeyin aynı tas aynı hamam devam edeceğini söyleyenler de…

2011’e Girişimci Kadınlar açısından bakarsak, en umut verici gelişme kadınların KOSGEB destek ve hizmetlerinden faydalanma oranının çok yükselmesi ve bu yıl erkeklerden daha fazla KOSGEB hibesinden faydalanıp iş kurmalarıydı. Bu orandan çok, iş dünyasına aktif olarak katılan kadın sayısı önemli aslında ve bu sayının doğal seyrinin çok çok üzerinde seyretmesi elbette sevindirici… Tabi ki, bu kadınların hepsini zorlu bir iş dünyası mücadelesi bekliyor, buradan hepsine başarılar diliyorum.

Beni en çok umutlandıran ise gençlerdi. Bu yıl bazı etkinliklere katılma fırsatı buldum, en son gittiğim ise; yaklaşık bir hafta önce Biga’daki ÇOMÜ İktisat Fakültesi’nin düzenlediği Girişimcilik Konferansı’ydı. Hem orada çok güzel ve etkileyici insanlarla tanışma fırsatı buldum hem de geleceğin pırıl pırıl genç girişimcileriyle tanıştım. Kendi ışıkları, doğallıkları, özgüvenleri, tarzlarıyla, çabalarıyla gerçekten çok farklılar, onların gelecekte çok pozitif işler başaracağını düşünüyorum.

Kişisel fikrimce; bu yıl gerçekten, özellikle bizim ve bizim gibi ülkeler için “Girişimcilik ve Girişimcilerin Yılı” olacak. Tüm dünyadaki trendlerin gidişi de bunu gösteriyor. Gelişmekte olan ülkelerde, son birkaç yılda yapılan çalışmaların da katkısıyla, girişimcilik potansiyelinde müthiş bir artış söz konusu. Gelişmiş ülkelerde ise, mevcut girişimcilik artışının büyük bir kısmını göçmen girişimciler oluşturuyor, hatta Amerika’da Silikon Vadisi’ne giremeyen ve yaratıcılıklarından faydalanılmak istenen göçmenler için büyük şirketler bir araya gelip bir yüzer Silikon Vadisi yapmışlar. Galiba, daha iyi veya farklı olanı üretmek için biraz zorda kalmak veya sürekli bir mücadele ruhu içerisinde olmak gerekiyor. Zaten asıl Girişimcilik de bu: sıfırdan başlayıp büyümek.

2011’de ayrıca yoğun bir şekilde birçok kurum ve kuruluş tarafından Kadına Şiddete Son kampanyaları düzenlendi. Bunun girişimcilikle alakası şu: Kadına şiddet, ekonomik zayıflık, mesleksizlik, çeşitli görünür veya görünmez baskılar, eğitimde fırsat eşitsizliği ve farklı alanlardaki haksızlıklar, bunların hepsi bir bütün. Ve etten kemikten insanız hepimiz. Bunlarla muhatap olan birçok kadın için, sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da baş etmek hiç kolay değil. Zaten bu konulardan bahsetmek,  dile getirilmese de genelde hoş karşılanmaz ve uzaklaşılır ne yazık ki, böylece bu sorunları yaşayan kadınlar daha da yalnızlaşırlar. Bu kampanyaların en büyük yararı, kadınlara yalnız olmadıklarını hissettirmeleri ve çözüm yolları üretmeye çalışmaları. Bu yollar üretilmeden ve uygulanmadan, kadının barındığı yerden toplumsal-sosyal hayatına kadar olan aşamalar sürekli sorunlu ve geriletici olursa, kadınlardan girişimcilik patlaması beklemek iyimserlik değil hayalcilik olur.

2012 için dileğim; kadınların daha çok bir araya gelip bilgilerini-fikirlerini-deneyimlerini sabırla paylaşmaları, kendilerini daha çok geliştirmeleri, iyi niyetli bir samimiyetle güzel işler üretmeleri, birlikte ilerlemeleri, yapabileceklerinin farkına varmaları ve başarılarına daha çok şahit olmaları. Bunun olduğunu ve olabileceğini birçok kadında gördüm ve görüyorum. Hepimiz zaman zaman engellerle karşılaşıyoruz, hatta çok sık karşılaşıyoruz ama -istisna bazı durumlar hariç- engelleri aşmanız biraz da ona bakma biçiminizle ilgilidir. Paylaşın, yardım isteyin, yardım edin, anlayış bekleyin, anlayış gösterin, öğrenin, öğretin.

Birbirimizin üzerine basarak ilerleyemeyiz, ancak birlikte birbirimizi büyüterek yol alabiliriz.

Herkese gönlünüzden geçen güzelliklerin gerçeğe dönüştüğü mutlu bir yıl diliyorum.

İlk yorum sizden gelsin!

Yorum Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*