27 Temmuz 2017




2011’i adımlarken…

2010’a dönüp baktığımda neler görüyorum?

2010, Sağlığın ne kadar önemli olduğunu en iyi anladığım yıl oldu. Bununla ilgili kendime çıkardığım en önemli sonuç: “Kendini ve yakınlarını hayattayken sev.”

2010, kadın-erkek birçok girişimci güzel insanlarla tanıştığım, fikir alışverişinde bulunduğum ve kendilerinden çok şey öğrendiğim bir yıl oldu.

2010’un sonlarına doğru Pembe Pano, günlük 1000 okuyucuyu geçti. Bunun için hepinize teşekkürler, sizin o güzel enerjiniz, devam etme motivasyonumu sağladı.

2010’a girerken burada yazdığım yazımda, yani geçen yıl bana Antares’ten bahseden kitapçı arkadaşım ve nişanlısıyla yemek yedim bu akşam ve biz yine koyu bir sohbete daldık. Ana konu, “insan egosu ve onun etrafında sınırlanmış hayat”tı. Egonun üzerimizdeki hakimiyetinden ve onu bir türlü kaldırıp atamadığımızdan bahsetti. Önümüzdeki kocaman duvarlardan… Sonra da ne istediğini aslında tam anlamıyla bilmeden her şeyi isteyen ama yapmak için doğru/gerekli adımları atmayan sızlanmalarımızdan… Düşündüm… Mevcut şartların yakın olduğu ortamlarda kiminin egosu kişiyi inanılmaz azimli, sabırlı, olumlu ve çalışkan yaparken, kiminin egosu neden sabırsız, huysuz, tembel ve üşengeç yapıyor? Bizi ileriye hangi adımlar taşıyor, olumlu değişim için doğru kırılma noktası neresi?  Sonra Sokrates’ın meşhur sözleri aklıma geldi: “Sorgulanmayan bir hayat, yaşamaya değmez.”

Kendinizi ne kadar sorguluyorsunuz? Eksik olduğunu düşündüğünüz yönleriniz, artı bulduğunuz özellikleriniz neler? Egonuz sizin hayatınıza neler katıyor, hayatınızdan neler götürüyor?  Yaşamı, “değer” yapan şeyler neler? Hayata nasıl yaklaşıyorsunuz, hayat size nasıl yaklaşıyor?  Kendinizin ne kadar farkındasınız ve kendinizden ne kadar habersizsiniz?

2010 bana öğretti ki: “Hayat, niyettir.” Ama galiba Milli Piyango niyet konusunda en girişimci olana çıktı:) Demek ki; “niyetlerde tutarlılığı da etkenlerin arasına katarsak, olasılıklarını artırabiliriz” gibi kendimce bir çıkarımda bulundum buradan da… Denemesi sonraki yılbaşı piyangosuna:)

2010’da okuduklarım arasında üç kitabın yazarına, bilgilerini dolaylı ya da doğrudan paylaştıkları için minnet duyuyorum: Sogyal Rinpoche(Tibet’te Yaşam ve Ölüm), Trevanian(Şibumi) ve Stefano E. D’Anna(Tanrılar Okulu)

Ve şimdi 2011’deyiz.

2011 ile ilgili size mesajım tek bir cümleden oluşuyor:

Sihri dışarıda aramayın, sihir sizsiniz.

İlk yorum sizden gelsin!

Yorum Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*