23 Eylül 2017




İş Hayatında Geri Kalmış Değil İş Hayatında Geri Bırakılmış Kadınlar

Bu başlık bazılarının hoşuna gitmeyebilir ama genel durum maalesef ki böyledir.

AB üyeliğinin gündeme gelmesinden sonra, doğal olarak kriterlerin içinde kadınların iş ve girişimcilik yaşamında katılımının artması ve çalışan eşitliğinin sağlanması yer alınca, tüm basında, sosyal medyada ve birçok sunumda kadınların iş yaşamında “geri kalmışlığı”ndan bahseden sözler gittikçe artmaya başladı. Hal böyle olunca da, yüzdelerin artması hevesiyle kadınlara “girişimci olsanıza” diye orada burada verildi, veriştirildi. Bu lafları sarf edenlerin, etraflarındaki modelleri temel alarak, yaşadığımız toplumda, hele ki İstanbul, İzmir ve Ankara’dan doğuda-batıda-kuzeyde ve güneyde kadın gerçeğinden ve iş yaşamında kadınları ağırlıklı olarak safdışı bırakan toplumsal  sistemlerden epey habersiz kaldıklarını düşünüyorum.

Toplumsal gelişmişlik cinsiyetlerin birbirlerini ileriye taşımasıyla oluşur. Bu konuda eleştiri yapanlardan, bir şeyler yapmak isteyen ama yol bulamayan kadınlara zılgıt değil yönlendirici yapıcı çözümler gelmesi çok daha faydalı olacaktır. Üstelik olumlu yönde yetişmesi gereken sadece kadınlar da değildir.

Girişimcilik; fırsatları değerlendirmek ve risk almak olabilir ama o fırsatları görebilmek ve atılım yapabilmek için kaynak da gereklidir. Burada sadece parasal kaynaklardan değil, bilgiye-deneyime ulaşmaktan ve serbest karar verip uygulayabilme özgürlüğünden bahsediyorum.

Bilgiye kapatılan, ruhu ve hayalleri kapatılan ve sürekli evin yolu işaret edilen kadını öte yandan eleştiri bombardımanına tutmayı iyi niyetsiz ve cahilce buluyorum. Farklı yetiştirilmiş insanların, aynı zamanda aynı tutumları göstermesini beklemek neredeyse ütopiktir, bunda inat edenler sadece yalancıktan gerçekçilik oyunu oynayarak “Körler sağırlar birbirlerini ağırlar” misali kendilerini avuturlar.

İlk yorum sizden gelsin!

Yorum Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*